DEZENFORMASYON – SANSÜR YASASI HAKKINDA

DEZENFORMASYON – SANSÜR YASASI HAKKINDA

DEZENFORMASYON YASASI

TBMM Genel Kurulunda, basın, sosyal medya ve internet haberciliğine ilişkin düzenlemeleri içeren Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 40 Maddelik Kanun Teklifi 1 Ekim 2022 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlandı ve 13 Ekim tarihi itibariyle 29 maddesi kabul edildi.

Sansür, hukukî bir terim olarak; söz, yazı, resim veya sahne sanatlarıyla ve radyo, televizyon, film v.b. gibi modern kitle haberleşme vasıtalarıyla kamuoyuna ulaştırılmak üzere yapılan yayınların yayınlanmadan önce Devlet kontrolünden geçmesini ifade etmektedir.

Düşünce ve fikir hürriyeti; diğer bütün temel hak ve hürriyetlerin varlık sebebi olarak bilinmektedir. Ancak, düşünce hürriyeti tek başına hiçbir anlam taşımaz. Düşünce, fikir ve kanaatler, açığa vuruldukları takdirde bir değer kazanırlar. Bu bakımdan basın ve yayın hürriyetleri, düşünce hürriyetinin temelidir. Basın tarihine baktığımızda, basın tarihinin 300 yılı sansür yasağının kazanılması uğruna yapılan mücadelelerle geçmiştir.
Belirtelim ki, sansür yasağı tek başına hürriyeti sağlayacak bir tedbir değildir. Haliyle basına nazaran farklı mülkiyet rejimine tâbi olan modern kitle haberleşme vasıtaları bu sebeple basın ve yayın hürriyetine tam olarak sahip değildir. Buradaki asıl zorluk, başta siyasî partiler olmak üzere, radyo ve televizyon idarelerinin yöneticilerinin, çeşitli teşekkül ve şahısların yayınlar üzerinde tesir sahibi olmak istemelerinden doğmaktadır. Bu tesirler, Kamuoyunun fikir ve düşünce iradesinin serbestçe oluşumunu engellemektedir. Bu kanunun uygulamada neler yaşatacağını hep beraber tecrübe edeceğiz.

Fikirlerin ve düşüncelerin serbestçe açıklanması anayasa tarafından temin edilmiştir. Genel kurulda görüşülen ve kabul edilen bu kanun teklifi ile vatandaşların Anayasa’nın 28. Maddesi olan Basın Hürriyeti, Anayasan’ın 26. Maddesi olan Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti ve Anayasa’nın 27. Maddesi olan Bilim ve Sanat Hürriyeti engellenmektedir.

Bu kanun ile internet haber siteleri de süreli yayın kapsamına alınmıştır.

İnternet haber sitelerinde, faaliyet gösterdiği iş yeri adresi, ticari unvanı, elektronik posta adresi, iletişim telefonu ve elektronik tebligat adresi, yer sağlayıcısının adı ve adresi, kendilerine ait internet ortamında kullanıcıların ana sayfadan doğrudan ulaşabileceği şekilde ve “iletişim” başlığı altında bulundurulması zorunlu hale gelmiştir.

Kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak adlandırılan, internet medyası ve sosyal medya ile ilgili yeni yaptırımlar öngören kanun bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını öngören, “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenlemektedir.

TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP oylarıyla kabul edilen Kanun teklifindeki 29. Madde ile; halk arasında endişe, korku veya panik yaratma saikiyle ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak ve failin, suçu gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi halinde verilen ceza yarı oranında artırılacaktır. Ayrıca düzenleme ile Türk Ceza Yasası’na (TCK) “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu eklendi, “endişe, korku veya panik yaratma, ülkenin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini ve kamu barışını bozmaya” yönelik yayın yapanlar 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacaktır.

Haber sitelerine tekzip zorunluluğu getirilerek , internet haber sitelerinin iletişim bilgilerinin kolaylıkla erişilebilir bir biçimde paylaşılmasını zorunlu hale getirmektedir.
Bunun yanında haber sitelerinde yayımlanan içerikler, gerektiğinde talep eden Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edilmek üzere doğruluğu ve bütünlüğü sağlanmış şekilde 2 yıl süre ile muhafaza edilecektir.

Soruşturma ve kovuşturma konusu olduğunda ilgili yayın kaydının saklanması zorunlu olacaktır.

AVUKAT YILDIZ ŞAHİN

اكتشاف المزيد من AUA GROUP

اشترك الآن للاستمرار في القراءة والحصول على حق الوصول إلى الأرشيف الكامل.

Continue reading